CGTN ve Renmin Üniversitesi ortaklığında 48 ülkeden 13 bin 707 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen küresel kamuoyu araştırması, katılımcıların yüzde 74,6’sının Şanghay İş Birliği Örgütü’nün (ŞİÖ) farklı yönetim sistemlerine sahip ülkeler arasındaki iş birliğinde somut çözümler sunduğunu ve yeni bir uluslararası ilişkiler modeli oluşturduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
25 Yıllık Ticaret ve İş Birliği Dinamikleri
Kuruluşunun 25. yıl dönümünü geride bırakan ŞİÖ bünyesinde Çin ile diğer üye ülkeler arasındaki ticaret hacmi, 2001 yılındaki 12,1 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 523,5 milyar dolara yükseldi. Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demir Yolu, ŞİÖ Kalkınma Bankası ve Çin-Orta Asya Gaz Boru Hattı gibi stratejik projeler ilerlerken, ankete katılanlar teşkilatın ticaretin kolaylaştırılması, finansman ortaklıkları ve kültürel etkileşim alanlarındaki etkisinin kayda değer oranda arttığını vurguladı.
Üye ve diyalog ortağı ülkelerdeki katılımcıların yüzde 75,4’ü “Şanghay Ruhu”nun karşılıklı güven ve ortak kalkınmaya dayalı yapısını onaylarken, yüzde 71,7’lik kesim örgütün Küresel Güney ülkelerinin temsil gücünü artırdığını ve daha dengeli bir küresel yönetişime zemin hazırladığını belirtti.
Çin’in Yatırımları ve Çok Kutupluluk Beklentisi
Çin’in örgüt üyelerine yönelik tüm sektörlerdeki doğrudan yatırımları 2025 yılı itibarıyla 3,3 milyar dolara ulaşırken enerji, altyapı, madencilik, otomotiv ve kimya sektörleri öne çıktı. Kurulan 30’dan fazla ekonomik ve ticari iş birliği bölgesiyle yerel üretim kapasitesi ve istihdam desteklendi. Katılımcıların yüzde 76,2’si Kuşak ve Yol Girişimi’nin bütünleşik kalkınma ortamına katkı sunduğunu aktarırken, yüzde 73,5’i Küresel Yönetişim Girişimi’nin reform sürecinde yol gösterici olduğunu ifade etti.
Küresel ilişkilerin dönüşümünde belirleyici bir güç haline gelen örgütle ilgili olarak katılımcıların yüzde 89,6’sı tüm devletlerin uluslararası düzene eşit koşullarda katılım sağlaması gerektiğini savundu. Ankete katılanlar ŞİÖ’nün gelecekte altyapı, enerji, bölgesel güvenlik ve iklim değişikliği başlıklarında daha etkin rol üstlenmesini bekliyor. Ulusal nüfus verilerine dayalı yaş ve cinsiyet kotalarıyla 18 yaş üstü bireyler üzerinde yürütülen araştırma, Yeni Çağda Uluslararası İletişim Enstitüsü koordinasyonunda tamamlandı.


