Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından duyurulan 1.500 MW kapasiteli YEKA RES-2026 yarışmaları, küresel rüzgar enerjisi sektöründeki büyüme trendiyle eş zamanlı olarak, Türkiye’nin yerli sanayi ve teknoloji transferi alanlarında önemli bir adım atmasına olanak tanıyor.
Dünya Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Küresel Rüzgar Raporu 2026 verilerine göre, 2025 yılında küresel çapta 165 GW’lık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi devreye alınarak toplam kurulu güç 1.299 GW’a ulaştı. Bu durum, rüzgar enerjisinin küresel enerji sisteminin temel bir bileşeni haline geldiğini gösteriyor.
EnConIQ Enerji Danışmanlık Kurucusu Alper Kalaycı, Türkiye’nin 2,1 GW’lık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi artışıyla gigavat ölçeğinde kurulum yapan 14 ülke arasında yer aldığını belirtti. Kalaycı, YEKA RES-2026 yarışmalarının yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım hacmini tetikleyeceğini öngörüyor.
“YEKA Bir Sanayi Politikası Aracıdır”
Kalaycı, yarışmaların sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda bir sanayi politikası aracı olarak da stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Bu ivmenin, kule, kanat, jeneratör ve güç elektroniği gibi alt sektörlerin gelişimini destekleyebileceğini ifade etti. Türkiye’nin metal, makine ve elektrik ekipmanları sanayisindeki mevcut birikimiyle Avrupa’nın temiz enerji üretim üslerinden biri olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Kalaycı, “Geleceğin kazananları sadece elektriği üretenler değil, bu dönüşümün teknolojisini dünyaya satanlar olacak,” dedi.
“Çin’in rekabet üstünlüğü sadece düşük maliyetten değil; ölçek ekonomisi, entegre üretim ekosistemi ve güçlü tedarik zincirinden kaynaklanıyor. Türkiye’nin de uluslararası teknoloji ortaklıklarını yerli üretim ve ihracat hedefleriyle birlikte ele alması gerekiyor.” — Alper Kalaycı, EnConIQ Enerji Danışmanlık Kurucusu
2030’a Yönelik Küresel Rüzgar Enerjisi Hedefleri
GWEC verilerine göre, küresel toplam rüzgar kapasitesinin 2029 yılına kadar 2 teravat (TW) eşiğini aşması bekleniyor. Kalaycı, Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşabilmesi için her yıl en az 2.000 MW rüzgar kapasitesi tahsis etmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin denizüstü rüzgar enerjisi alanında yaklaşık 75 GW’lık teknik bir potansiyele sahip olduğunu ekledi. Yerli üretimin desteklenmesi ve öngörülebilir yatırım politikalarının sürdürülebilirliği, Türkiye’nin küresel temiz enerji pazarındaki rekabet gücünü belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.

