Sindirim sisteminin işleyişine dair yaygın kabullerin aksine tıp uzmanları, haftada üç kereden günde üç kereye kadar gerçekleşen boşaltım sıklığını normal kabul ediyor. Sağlıklı bir sindirim sürecinde sadece sıklığın değil, dışkının yapısal formu, kıvamı ve renginin de belirleyici parametreler olduğu kaydediliyor.
Dışkılama Sıklığını Belirleyen Faktörler
Toplumda genel olarak her gün tuvalete çıkılması gerektiği yönünde bir algı bulunsa da uzman değerlendirmeleri bu standardın bireysel faktörlere göre esnediğini gösteriyor. Bireyin boyu, kilosu, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme rutini ve tükettiği sıvı miktarı tuvalete çıkma periyotlarını doğrudan etkiliyor. Günlük 1000 kalori alan bir kişi ile 2000 kalori üzerinde beslenen birinin boşaltım sıklığı ve hacmi farklılık gösteriyor.
Sindirim sağlığının takibinde tıp literatüründe kabul gören yedi farklı dışkı tipini içeren Bristol Görsel Dışkı Ölçeği kullanılıyor. Bu ölçek doğrultusunda Tip 3 ve Tip 4 sağlıklı dışkılama olarak tanımlanırken; Tip 1 ve Tip 2 kabızlığa, Tip 5 lif eksikliğine, Tip 6 ve Tip 7 ise ishal durumuna işaret ediyor.
Ölçekte yer almayan ancak akut gelişen bir duruma işaret eden Genel Cerrahi ve Proktoloji Uzmanı Op. Dr. Levent Tezcan, Tip 8 olarak nitelendirilen tabloyu şu sözlerle aktardı:
nerdeyse tamamı sulu bir kıvamda olan; köpüklü, sümüklü, pis kokulu ve fışkırır tarzda çıkan bu dışkı örneği sıklıkla yoğun alkol alımları veya çeşitli ilaç kullanımları sonucu görülüyor ve en kısa sürede tıbbi destek alınmasını gerektiriyor.
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sophie Balzora konuya ilişkin olarak şu değerlendirmeyi paylaştı:
kişi herhangi bir sindirim problemi yaşamıyorsa ve günde üç defadan, üç günde bire varan sıklıkla tuvalete çıkıyorsa, bunun normal olarak kabul edildiğini
Boşaltım ritminin çevresel faktörlerle ilişkisine değinen Dr. Balzora şunları ifade etti:
Tuvalete çıkma sıklığının ne yediğimizden ne kadar egzersiz yaptığımıza; hatta uyku miktarımıza kadar pek çok değişkene bağlı olduğunu
hormonal değişimlerin ve kullanılan ilaçların da kısa ya da uzun vadeli olarak boşaltım sisteminde değişikliğe yol açtığını
Kabızlık ve İshal Durumlarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dışkılama sıklığı standart aralıkta kalsa dahi kabızlık veya ishal yaşanması hekim kontrolü gerektirebilecek sağlık sorunları arasında yer alıyor. Lifsiz beslenme ve hareketsizlik gibi etkenler yönetilebilir kabızlık nedenleri sayılırken, doğal yağ takviyelerine ve beslenme düzenlemelerine rağmen süren vakalarda tıbbi destek öneriliyor.
Kabızlığa Yol Açan Nedenler
Lifli gıdaların yetersiz tüketilmesi
Yetersiz sıvı alımı
Aşırı süt ürünü ve yüksek oranda şekerli gıda tüketimi
Hareketsiz yaşam tarzı ve tuvalet ihtiyacının ötelenmesi
Fazla asitli besin tüketimi
Laksatiflerin ve müshillerin uzun süreli kullanımı
Güçlü ağrı kesiciler, antidepresanlar, demir hapları ile kalsiyum veya alüminyum içeren antasit ilaçların kullanımı
Kabızlığı Önlemek İçin Alınabilecek Önlemler
Meyve, sebze, erik suyu ve tahıl benzeri lif zengini gıdaların tüketilmesi
Günde ortalama 1,5-2 litre su başta olmak üzere bol sıvı tüketimi
Bitki çayları ve az taneli çorbaların tercih edilmesi
Kuru kayısı, incir, erik ve mürdüm eriği tüketirken yanında su içilmesi
Elma, üzüm, avokado gibi taze meyveler ile ıspanak, lahana, kızılcık, kereviz, pancar, pırasa ve baklagillerin beslenmeye eklenmesi
Tuvalet gereksinimi hissedildiğinde ertelenmeden gidilmesi
Doktor kontrolünde bağırsak hareketlerini artıran laksatif ilaçların kullanılması
İshal Nedenleri ve Riskleri
Öte yandan ishal tablosu, vücudun yoğun su kaybetmesine ve besinlerdeki vitamin ile minerallerin emilmeden atılmasına yol açması sebebiyle önem taşıyor.
Lifli besin tüketiminin düşük olması
Kalın bağırsakta yeni bakterilerin oluşumu
Aşırı yağlı beslenme alışkanlığı
Sindirim sistemi rahatsızlıkları
Kronik stres ve kaygı durumu

